Kalıcı diyaliz kateteri takılması, uzun süre hemodiyalize girmesi gereken ve kolunda kullanılabilir bir fistülü olmayan hastalarda, aylarca güvenle kullanılabilecek bir damar yolu sağlamak için yapılan girişimdir. Kateter çoğunlukla boyundaki toplardamardan girilerek kalbe kadar ilerletilir; dışarıda kalan kısmı ise cilt altında açılan kısa bir tünelden geçirilerek göğüs ön duvarından çıkarılır. Bu nedenle tünelli diyaliz kateteri olarak da adlandırılır. İşlem lokal anestezi ile, ultrason ve floroskopi eşliğinde yapılır ve kateter aynı gün diyaliz için kullanılabilir.
Kalıcı kateteri olan hastalarda ateş, titreme, kateter çıkış yerinde kızarıklık veya akıntı, durmayan kanama, kolda veya yüzde şişlik ya da ani nefes darlığı gelişirse vakit kaybetmeden diyaliz ünitenize veya en yakın acil servise başvurun.
Kalıcı diyaliz kateteri, büyük bir toplardamarın içine yerleştirilen, iki kanallı, yumuşak ve esnek bir tüptür. Kanallardan biri kanı diyaliz makinesine taşır, diğeri temizlenen kanı vücuda geri verir. Geçici kateterden farkı, damara giriş yeri ile ciltten çıkış yeri arasında cilt altında 8–10 santimetrelik bir tünel bulunmasıdır.
Tünelin içinde, kateterin üzerine sabitlenmiş küçük bir manşon (kaf) yer alır. Birkaç hafta içinde bu manşonun etrafındaki doku iyileşerek manşona yapışır. Böylece kateter yerinden kolay kolay çıkmaz ve ciltteki bakterilerin kateter boyunca damara ulaşması zorlaşır. Kalıcı diyaliz kateterinin aylarca kullanılabilmesinin nedeni bu tünel ve manşon yapısıdır. Kısa süreli kullanım için tasarlanan tünelsiz kateterler hakkında Geçici Diyaliz Kateteri Takılması sayfasında bilgi bulabilirsiniz.
Kalıcı kateter, diyaliz ihtiyacının birkaç haftadan uzun süreceği öngörülen ve o an kullanılabilir bir fistülü bulunmayan hastalarda tercih edilir. En sık karşılaşılan durumlar şunlardır:
Kateterin hangi damardan takılacağına damar yapısı, daha önce takılan kateterler, kalp cihazı olup olmadığı ve gelecekte açılabilecek fistülün yeri birlikte değerlendirilerek karar verilir. Uluslararası damar yolu kılavuzları ilk seçenek olarak sağ boyun toplardamarını (internal juguler ven) önerir. Bu damar kalbe en kısa ve en düz yoldan ulaştığı için kateter daha iyi çalışır ve tıkanma riski daha düşüktür.
Sağ taraf kullanılamıyorsa sol boyun toplardamarı tercih edilir. Kalp pili veya sağ tarafta başka bir kalp cihazı olan hastalarda da sol taraf seçilebilir. Köprücük kemiği altındaki toplardamar, zamanla daralmaya yol açıp aynı koldaki fistül olanaklarını bozabileceği için mümkünse kullanılmaz. Boyun damarlarının tamamen tıkalı olduğu hastalarda kasıktaki toplardamar veya daha özel giriş yolları gündeme gelebilir; bu kararlar girişimsel radyoloji değerlendirmesiyle kişiye özel verilir.
İşlem öncesinde kan sayımı ve pıhtılaşma testleri değerlendirilir. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda bu ilaçların işlem öncesinde ara verilip verilmeyeceğine hekim karar verir. İşlemden birkaç saat önce aç kalınması istenebilir. Hastanın alerjileri, daha önce takılan kateterler, bilinen damar tıkanıklıkları ve kalp pili gibi cihazları mutlaka ekibe bildirilmelidir. Uygun hastalarda işlem, diyaliz seansıyla aynı gün planlanabilir.
Ateşi, kan dolaşımı enfeksiyonu (bakteriyemi) veya giriş yerinde ya da tünel hattında cilt enfeksiyonu olan hastalarda kalıcı kateter genellikle ertelenir. Bu durumda önce geçici kateter kullanılır; kalıcı kateter, enfeksiyon kontrol altına alındıktan sonra takılır. Ağır cilt hastalıkları da tünel açılmasını zorlaştırabilir; bu durumlarda yöntem hekim tarafından yeniden değerlendirilir.
Kalıcı diyaliz kateteri takılması girişimsel radyoloji ünitesinde, steril koşullarda, ultrason ve floroskopi (canlı röntgen) rehberliğinde yapılır. İşlem genellikle 30 ile 45 dakika sürer. Lokal anestezi çoğu hastada yeterlidir; gerekirse hafif sedasyon da uygulanabilir.

İşlem sırasında en çok uyuşturma iğnesinin batması ve tünel açılırken basınç hissedilir. İşlemden sonraki birkaç gün boyun ve göğüste hafif ağrı veya gerginlik olabilir; bu şikâyetler basit ağrı kesicilerle geçer.
Kalıcı kateter, yerinin doğrulanmasının ardından aynı gün diyaliz için kullanılabilir. Seanslar arasında kateterin içinin pıhtılaşmaması için diyaliz ekibi kanallara özel bir kilit solüsyonu verir ve uçları klemplerle kapatır.
İlk 2–3 hafta, manşonun dokuya yapıştığı dönemdir. Bu sürede kateterin çekilmemesine ve ağır yük kaldırma, kolu zorlayan hareketlerden kaçınılmasına özen gösterilmelidir. Çıkış yerindeki sabitleme dikişleri genellikle 2–3 hafta sonra, manşon dokuya tutunduktan sonra alınır. Boyundaki giriş yerinde dikiş varsa bir hafta içinde alınabilir.
Kalıcı diyaliz kateterinin önceden belirlenmiş bir kullanım süresi yoktur. Sorun çıkmadığı sürece aylarca, bazı hastalarda yıllarca kullanılabilir. Kateterin ömrünü belirleyen asıl etkenler enfeksiyon ve tıkanmadır. Kateter çalışmaz hale gelirse ya da tedaviye yanıt vermeyen bir enfeksiyon gelişirse yenisiyle değiştirilir; uygun durumlarda değişim aynı damar yolundan, kılavuz tel üzerinden yapılabilir.
Fistül açılıp kullanılabilir hale geldiğinde veya böbrek nakli yapıldığında kateter çıkarılır. Kateterle uzun süre diyaliz yapılan hastalarda bile damar yolu planı düzenli aralıklarla yeniden değerlendirilir.
Görüntüleme rehberliğinde yapılan kalıcı diyaliz kateteri takılması güvenli bir işlemdir; yine de bazı riskler bulunur. Bu riskler işlem sırasında veya kateterin kullanıldığı süre boyunca ortaya çıkabilir:
Ateş, üşüme, diyaliz sırasında titreme veya çıkış yerinde kızarıklık ve akıntı fark ederseniz, bir sonraki seansı beklemeden diyaliz ekibine bildirmelisiniz. Genellikle kateterden ve koldaki bir damardan kan kültürü alınır ve antibiyotik tedavisi başlanır. Enfeksiyon sınırlıysa ve hasta tedaviye iyi yanıt veriyorsa kateter korunarak antibiyotikle (bazı durumlarda kateterin içine antibiyotikli kilit solüsyonu uygulanarak) tedavi sürdürülebilir. Yanıt alınamazsa, enfeksiyon ağırsa veya mikrop dirençliyse kateter çıkarılır ya da değiştirilir. Bu sırada diyaliz geçici bir kateterle sürdürülebilir; yeni kalıcı kateter genellikle kan kültürleri negatifleştikten sonra takılır. Bu kararlar nefroloji ve girişimsel radyoloji ekibi tarafından birlikte verilir.
Kalıcı kateterin uzun süre sorunsuz çalışması büyük ölçüde günlük bakıma bağlıdır. Pansuman ve kateter uçlarıyla ilgili işlemler diyaliz hemşiresi tarafından steril koşullarda yapılır; hastanın görevi kateteri korumak ve değişiklikleri erken fark etmektir.
Kalıcı kateter, geçici kateter gibi doğrudan çekilerek çıkarılamaz, çünkü manşon tünelin içindeki dokuya yapışmıştır. Çıkarma işlemi lokal anestezi ile yapılır. Çıkış yerinin yakınından küçük bir kesi açılarak manşon çevre dokudan serbestleştirilir ve kateter nazikçe çekilir. Ardından birkaç dakika bası uygulanır ve kesi bir iki dikişle kapatılır. İşlem genellikle 15–20 dakika sürer ve hasta aynı gün evine döner.
Kateter kendiliğinden kısmen dışarı çıkmışsa geri itilmemeli, olduğu gibi pansumanla sabitlenerek hemen diyaliz ünitesine veya acil servise başvurulmalıdır. Kateter tamamen çıkarsa giriş yerine temiz bir gazlı bezle, mümkünse uzanarak ve nefes almayı zorlaştırmayacak şekilde en az 10 dakika sürekli bastırılmalı ve hemen acil servise gidilmelidir.
Kalıcı kateter ile arteriyovenöz fistül farklı ihtiyaçlara cevap veren iki uzun süreli damar yoludur. Hangisinin uygun olduğu; hastanın yaşam beklentisi, damar yapısı, kalp durumu, eşlik eden hastalıkları ve tercihleri birlikte değerlendirilerek kişiye özel planlanır.
| Özellik | Kalıcı kateter | Fistül |
|---|---|---|
| Nasıl oluşturulur | Boyun toplardamarına tünelli kateter yerleştirilir | Kolda atardamar ve toplardamar cerrahi olarak birleştirilir |
| Kullanıma hazır olma | Aynı gün | Olgunlaşması için genellikle birkaç hafta ile birkaç ay beklenir |
| Diyalizde iğne | Gerekmez, makine doğrudan kateter uçlarına bağlanır | Her seansta fistüle iki iğne girilir |
| Enfeksiyon riski | Daha yüksek | En düşük |
| Tıkanma riski | Daha yüksek | Daha düşük |
| Günlük yaşam | Çıkış yeri ıslatılmamalı, havuz ve denize girilmez | Kol ıslatılabilir, banyo ve yüzme kısıtı yoktur |
| Kalbe etkisi | Ek yük getirmez | İleri kalp yetmezliğinde kalbe ek yük getirebilir |
Birçok hastada uzun vadeli hedef fistüldür, çünkü enfeksiyon ve tıkanma riski daha düşüktür. Ancak fistülün açılıp olgunlaşması haftalar, bazen aylar sürer ve her hastanın damar yapısı fistüle uygun değildir. Fistül mümkün olmadığında ya da olgunlaşması beklenirken kalıcı kateter, uzun süreli diyaliz için kullanılabilen bir damar yoludur. Bunun yanında seçilmiş hastalarda arteriyovenöz greft (yapay damar köprüsü) gibi damar yolu seçenekleri veya ayrı bir yöntem olan periton diyalizi de değerlendirilebilir. Hangi yolun seçileceği, hastanın durumu ve tercihleri doğrultusunda nefroloji ve girişimsel radyoloji ekibiyle birlikte kararlaştırılır. Fistül açılmış ancak tıkanma veya darlık gelişmişse ameliyatsız tedavi seçenekleri için Diyaliz Fistül Tıkanıklığı ve Darlığı Tedavisi sayfasına göz atabilirsiniz.
Kalıcı kateterin aylarca, hatta yıllarca sorunsuz çalışmasında hasta, diyaliz ekibi ve girişimsel radyoloji ekibinin birlikte çalışması belirleyicidir. Çıkış yerinin kuru ve temiz tutulması, kateterin yalnızca diyaliz için kullanılması ve enfeksiyon belirtilerinin erken bildirilmesi kateter ömrünü en çok uzatan önlemlerdir. Diyaliz sırasında kan akımının azalması, makinenin sık alarm vermesi veya seansların uzaması kateterde tıkanmanın ilk işareti olabilir; bu durumda kateter değiştirilmeden önce çoğu zaman ilaçla açılabilir. İlaçla açılmazsa fibrin kılıf oluşumu araştırılır ve kılavuz tel üzerinden yapılan bir işlemle açılabilir veya kateter aynı damar yolundan değiştirilebilir. Kateterin damar içinde yol açtığı daralmalar ise erken fark edildiğinde balonla genişletilerek tedavi edilebilir ve aynı damar yolu korunabilir.
Bu sayfadaki bilgiler, damar yolu konusundaki güncel uluslararası kılavuzlar esas alınarak hazırlanmıştır: KDOQI Damar Yolu Kılavuzu 2019 ve Avrupa Damar Cerrahisi Derneği Damar Yolu Kılavuzu 2018.
Doç. Dr. Taha Yusuf Kuzan, İstanbul Ataşehir’deki Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi’nde kalıcı ve geçici diyaliz kateteri takılması, kateter değişimi ve fistül tıkanıklığı tedavilerini girişimsel radyoloji yöntemleriyle uygulamaktadır. Diyaliz hastalarına yönelik diğer işlemler için Diyaliz Damar Yolu ve Fistül Tedavileri sayfasını inceleyebilirsiniz.
İşlem lokal anestezi ile yapıldığı için hastaların çoğu yalnızca uyuşturma iğnesinin batmasını ve tünel açılırken basınç hissini fark eder; gerekirse hafif sedasyon da uygulanabilir. İşlemden sonraki birkaç gün boyun ve göğüste hafif ağrı veya gerginlik olabilir ve basit ağrı kesicilerle geçer.
Kalıcı diyaliz kateterinin belirli bir kullanım süresi yoktur. Enfeksiyon veya tıkanma gibi bir sorun çıkmadığı sürece aylarca, bazı hastalarda yıllarca kullanılabilir. Fistül kullanılabilir hale geldiğinde veya böbrek nakli yapıldığında çıkarılır; çalışmaz hale gelirse yenisiyle değiştirilir.
Küvet banyosu yapılmamalı, havuza ve denize girilmemelidir. Duş alınıp alınamayacağı ve çıkış yerinin nasıl korunacağı diyaliz ekibine danışılmalıdır; izin verilen durumlarda bile çıkış yeri su geçirmez bir örtüyle kapatılmalı ve pansuman ıslanırsa hemen değiştirilmelidir.
Kateterin üzerindeki manşon tünel içindeki dokuya yapıştığı için doğrudan çekilerek çıkarılmaz. Lokal anestezi altında çıkış yerinin yakınından küçük bir kesi açılır, manşon serbestleştirilir ve kateter çekilir. İşlem genellikle 15–20 dakika sürer ve hasta aynı gün evine döner.
Diyaliz sırasında kan akımının azalması tıkanmanın ilk belirtisidir. Çoğu durumda kateterin içine verilen pıhtı eritici ilaçla kateter yeniden açılabilir. İlaçla açılmayan kateterler, uygun hastalarda aynı damar yolundan kılavuz tel üzerinden yenisiyle değiştirilir.
Çoğu hastada uzun vadeli hedef fistüldür, çünkü enfeksiyon ve tıkanma riski kateterden daha düşüktür; ayrıca fistül kullanılırken çıkış yerini ıslatmama gibi kısıtlamalar da yoktur. Ancak fistülün açılıp olgunlaşması haftalar, bazen aylar sürer ve her hastanın damar yapısı buna uygun olmayabilir. Kalp yetmezliği gibi durumlarda fistül kalbe ek yük getirebilir. Kalıcı kateter ise aynı gün kullanılabilir ve diyalizde iğne gerektirmez. Hangisinin uygun olduğu; yaşam beklentiniz, damar yapınız, kalp durumunuz ve tercihleriniz birlikte değerlendirilerek nefroloji ve girişimsel radyoloji ekibiyle birlikte kararlaştırılır.
Ateş, üşüme ve özellikle diyaliz sırasında başlayan titreme enfeksiyonun en önemli işaretleridir. Kateterin çıkış yerinde kızarıklık, şişlik, ağrı veya iltihaplı akıntı ile tünel üzerinde (göğüste) hassasiyet de belirti olabilir. Kateter enfeksiyonu kana karışarak kısa sürede hayatı tehdit edebileceği için ateş veya titreme varsa vakit kaybetmeden diyaliz ünitenize haber vermeli veya en yakın acil servise başvurmalısınız. Ateşiniz yok ama çıkış yerinde kızarıklık, akıntı veya ağrı fark ettiyseniz de aynı gün diyaliz ekibini bilgilendirin. Tedavide genellikle kan kültürü alınır ve antibiyotik başlanır; yanıt alınamazsa ya da enfeksiyon ağırsa kateter çıkarılabilir veya değiştirilebilir.
Kateter kısmen dışarı çıkmışsa geri itmeyin; olduğu gibi pansumanla sabitleyin ve hemen diyaliz ünitenize ya da en yakın acil servise başvurun. Kateterin manşonu çıkış yerinden görünüyorsa kateter yerinden oynamış demektir ve mutlaka değerlendirilmelidir. Kateter tamamen çıkarsa giriş yerine temiz bir gazlı bezle, mümkünse uzanarak ve nefes almayı zorlaştırmayacak şekilde en az 10 dakika sürekli bastırın ve hemen acil servise gidin. Kateterin kapaklarını ve klemplerini hiçbir durumda açmayın.
Kalıcı kateterin önceden belirlenmiş bir kullanım süresi yoktur; sorun çıkmadığı sürece aylarca, bazı hastalarda yıllarca kullanılabilir. Kateter tıkanır ve ilaçla açılamazsa, tedaviye yanıt vermeyen bir enfeksiyon gelişirse veya manşon dışarı çıkıp kateter yerinden oynarsa değiştirilmesi gerekir. Uygun durumlarda değişim aynı damar yolundan, kılavuz tel üzerinden yapılabilir. Fistül kullanıma hazır hale geldiğinde veya böbrek nakli yapıldığında ise kateter değiştirilmez, çıkarılır.
Pansumanı kuru ve temiz tutun; ıslanır, kirlenir veya gevşerse diyaliz ünitesine haber verin. Pansuman değişimini ve kateter uçlarıyla ilgili işlemleri diyaliz hemşiresi steril koşullarda yapar. Kateterin kapaklarını ve klemplerini açmayın; küvet, havuz ve denize girmeyin. Ateş veya titreme varsa vakit kaybetmeden diyaliz ünitenize haber verin, ulaşamazsanız ya da ünite kapalıysa en yakın acil servise başvurun; yalnızca çıkış yerinde kızarıklık veya akıntı varsa aynı gün diyaliz ekibini bilgilendirin.
Kateter öncelikle diyaliz için kullanılır. Kan alma, serum veya ilaç verme gibi diğer kullanımlar kateterin içine girildiği için enfeksiyon ve pıhtı riskini artırabilir; bu nedenle yalnızca diyaliz ekibinin bilgisi ve kontrolünde, steril koşullarda yapılmalıdır. Diyaliz hastalarında rutin kan tahlilleri çoğu zaman seans başında kateterden veya diyaliz hatlarından alınır; bu uygulama kol damarlarını fistül için de korur. Başka bir sağlık kuruluşunda veya acilde kan alınması gerekirse kateter kullanımı için önce diyaliz ekibine danışılmalıdır.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerini tutmaz. Tanı ve tedavi için mutlaka bir hekime başvurunuz.
Copyright © 2026 Doç. Dr. Taha Yusuf Kuzan. Tüm hakları saklıdır.