Kalıcı Diyaliz Kateteri Takılması

Kalıcı diyaliz kateteri takılması, uzun süre hemodiyalize girmesi gereken ve kolunda kullanılabilir bir fistülü olmayan hastalarda, aylarca güvenle kullanılabilecek bir damar yolu sağlamak için yapılan girişimdir. Kateter çoğunlukla boyundaki toplardamardan girilerek kalbe kadar ilerletilir; dışarıda kalan kısmı ise cilt altında açılan kısa bir tünelden geçirilerek göğüs ön duvarından çıkarılır. Bu nedenle tünelli diyaliz kateteri olarak da adlandırılır. İşlem lokal anestezi ile, ultrason ve floroskopi eşliğinde yapılır ve kateter aynı gün diyaliz için kullanılabilir.

Kalıcı kateteri olan hastalarda ateş, titreme, kateter çıkış yerinde kızarıklık veya akıntı, durmayan kanama, kolda veya yüzde şişlik ya da ani nefes darlığı gelişirse vakit kaybetmeden diyaliz ünitenize veya en yakın acil servise başvurun.

Kalıcı Diyaliz Kateteri Nedir?

Kalıcı diyaliz kateteri, büyük bir toplardamarın içine yerleştirilen, iki kanallı, yumuşak ve esnek bir tüptür. Kanallardan biri kanı diyaliz makinesine taşır, diğeri temizlenen kanı vücuda geri verir. Geçici kateterden farkı, damara giriş yeri ile ciltten çıkış yeri arasında cilt altında 8–10 santimetrelik bir tünel bulunmasıdır.

Tünelin içinde, kateterin üzerine sabitlenmiş küçük bir manşon (kaf) yer alır. Birkaç hafta içinde bu manşonun etrafındaki doku iyileşerek manşona yapışır. Böylece kateter yerinden kolay kolay çıkmaz ve ciltteki bakterilerin kateter boyunca damara ulaşması zorlaşır. Kalıcı diyaliz kateterinin aylarca kullanılabilmesinin nedeni bu tünel ve manşon yapısıdır. Kısa süreli kullanım için tasarlanan tünelsiz kateterler hakkında Geçici Diyaliz Kateteri Takılması sayfasında bilgi bulabilirsiniz.

Hangi Durumlarda Kalıcı Diyaliz Kateteri Takılır?

Kalıcı kateter, diyaliz ihtiyacının birkaç haftadan uzun süreceği öngörülen ve o an kullanılabilir bir fistülü bulunmayan hastalarda tercih edilir. En sık karşılaşılan durumlar şunlardır:

  • Kronik böbrek yetmezliğinde diyalize başlanması gereken ancak henüz fistülü açılmamış veya olgunlaşmamış hastalar
  • Kol damarları fistül açılmasına uygun olmayan ya da daha önce açılan fistülleri çalışmayan hastalar
  • Kalp yetmezliği gibi nedenlerle fistülün kalbe ek yük getirebileceği hastalar
  • Böbrek nakli planlanan ve diyalizin kısa ya da orta süreli olacağı öngörülen hastalar
  • Akut böbrek yetmezliğinde diyaliz ihtiyacının 2–3 haftadan uzun süreceği düşünülen hastalar
  • Yaşam beklentisi, eşlik eden hastalıkları veya tercihleri nedeniyle kateterle diyalizin daha uygun bulunduğu hastalar

Kalıcı Diyaliz Kateteri Nereden Takılır?

Kateterin hangi damardan takılacağına damar yapısı, daha önce takılan kateterler, kalp cihazı olup olmadığı ve gelecekte açılabilecek fistülün yeri birlikte değerlendirilerek karar verilir. Uluslararası damar yolu kılavuzları ilk seçenek olarak sağ boyun toplardamarını (internal juguler ven) önerir. Bu damar kalbe en kısa ve en düz yoldan ulaştığı için kateter daha iyi çalışır ve tıkanma riski daha düşüktür.

Sağ taraf kullanılamıyorsa sol boyun toplardamarı tercih edilir. Kalp pili veya sağ tarafta başka bir kalp cihazı olan hastalarda da sol taraf seçilebilir. Köprücük kemiği altındaki toplardamar, zamanla daralmaya yol açıp aynı koldaki fistül olanaklarını bozabileceği için mümkünse kullanılmaz. Boyun damarlarının tamamen tıkalı olduğu hastalarda kasıktaki toplardamar veya daha özel giriş yolları gündeme gelebilir; bu kararlar girişimsel radyoloji değerlendirmesiyle kişiye özel verilir.

İşleme Hazırlık

İşlem öncesinde kan sayımı ve pıhtılaşma testleri değerlendirilir. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda bu ilaçların işlem öncesinde ara verilip verilmeyeceğine hekim karar verir. İşlemden birkaç saat önce aç kalınması istenebilir. Hastanın alerjileri, daha önce takılan kateterler, bilinen damar tıkanıklıkları ve kalp pili gibi cihazları mutlaka ekibe bildirilmelidir. Uygun hastalarda işlem, diyaliz seansıyla aynı gün planlanabilir.

Ateşi, kan dolaşımı enfeksiyonu (bakteriyemi) veya giriş yerinde ya da tünel hattında cilt enfeksiyonu olan hastalarda kalıcı kateter genellikle ertelenir. Bu durumda önce geçici kateter kullanılır; kalıcı kateter, enfeksiyon kontrol altına alındıktan sonra takılır. Ağır cilt hastalıkları da tünel açılmasını zorlaştırabilir; bu durumlarda yöntem hekim tarafından yeniden değerlendirilir.

Kalıcı Diyaliz Kateteri Nasıl Takılır?

Kalıcı diyaliz kateteri takılması girişimsel radyoloji ünitesinde, steril koşullarda, ultrason ve floroskopi (canlı röntgen) rehberliğinde yapılır. İşlem genellikle 30 ile 45 dakika sürer. Lokal anestezi çoğu hastada yeterlidir; gerekirse hafif sedasyon da uygulanabilir.

Kalıcı tünelli diyaliz kateterinin boyun toplardamarından girilerek ucunun sağ kulakçığa yerleştirilmesini ve göğüste cilt altı tünelden çıkışını gösteren şema
Kalıcı diyaliz kateteri boyun toplardamarından kalbe ilerletilir; dış kısmı cilt altındaki tünelden geçirilerek göğüs ön duvarından çıkarılır.
  1. Damarın ultrasonla görüntülenmesi: Boyun toplardamarı ultrasonla incelenir; damarın açık olduğu ve içinde pıhtı bulunmadığı doğrulanır.
  2. Lokal anestezi: Boyun ve göğüs bölgesi temizlenir, steril örtülerle kapatılır; damara giriş yeri ve tünelin geçeceği hat uyuşturulur.
  3. Damara giriş: Ultrason eşliğinde ince bir iğne ile damara girilir ve içinden bir kılavuz tel kalbe doğru ilerletilir.
  4. Tünelin açılması: Köprücük kemiğinin birkaç santimetre altından yapılan küçük bir kesiden, cilt altında boyundaki giriş yerine uzanan bir tünel oluşturulur. Kateter bu tünelden geçirilir ve manşonu tünelin içine yerleşir.
  5. Kateterin yerleştirilmesi: Kateter, kılavuz tel üzerinden yerleştirilen ince bir kılıfın içinden damara ilerletilir. Ucu, floroskopi ile kontrol edilerek sağ kulakçığın içine konumlandırılır.
  6. Kontrol ve kapatma: Her iki kanalın iyi çalıştığı test edilir. Boyundaki küçük giriş yeri bir iki dikiş veya cilt yapıştırıcısı ile kapatılır, kateter çıkış yerinde cilde dikişle sabitlenir ve steril pansuman yapılır.

İşlem sırasında en çok uyuşturma iğnesinin batması ve tünel açılırken basınç hissedilir. İşlemden sonraki birkaç gün boyun ve göğüste hafif ağrı veya gerginlik olabilir; bu şikâyetler basit ağrı kesicilerle geçer.

İşlem Sonrası İlk Haftalar

Kalıcı kateter, yerinin doğrulanmasının ardından aynı gün diyaliz için kullanılabilir. Seanslar arasında kateterin içinin pıhtılaşmaması için diyaliz ekibi kanallara özel bir kilit solüsyonu verir ve uçları klemplerle kapatır.

İlk 2–3 hafta, manşonun dokuya yapıştığı dönemdir. Bu sürede kateterin çekilmemesine ve ağır yük kaldırma, kolu zorlayan hareketlerden kaçınılmasına özen gösterilmelidir. Çıkış yerindeki sabitleme dikişleri genellikle 2–3 hafta sonra, manşon dokuya tutunduktan sonra alınır. Boyundaki giriş yerinde dikiş varsa bir hafta içinde alınabilir.

Kalıcı Diyaliz Kateteri Ne Kadar Süre Kalır?

Kalıcı diyaliz kateterinin önceden belirlenmiş bir kullanım süresi yoktur. Sorun çıkmadığı sürece aylarca, bazı hastalarda yıllarca kullanılabilir. Kateterin ömrünü belirleyen asıl etkenler enfeksiyon ve tıkanmadır. Kateter çalışmaz hale gelirse ya da tedaviye yanıt vermeyen bir enfeksiyon gelişirse yenisiyle değiştirilir; uygun durumlarda değişim aynı damar yolundan, kılavuz tel üzerinden yapılabilir.

Fistül açılıp kullanılabilir hale geldiğinde veya böbrek nakli yapıldığında kateter çıkarılır. Kateterle uzun süre diyaliz yapılan hastalarda bile damar yolu planı düzenli aralıklarla yeniden değerlendirilir.

Olası Riskler ve Komplikasyonlar

Görüntüleme rehberliğinde yapılan kalıcı diyaliz kateteri takılması güvenli bir işlemdir; yine de bazı riskler bulunur. Bu riskler işlem sırasında veya kateterin kullanıldığı süre boyunca ortaya çıkabilir:

  • Kanama ve morarma: Giriş yerinde veya tünel boyunca hafif kanama ve morarma görülebilir; genellikle bası ile durur.
  • Atardamara girilmesi: Ultrason kullanımıyla nadirdir; olursa iğne çekilerek bölgeye bası uygulanır.
  • Akciğerde hava kaçağı (pnömotoraks) veya kanama (hemotoraks): Boyundan yapılan girişimlerde çok nadir görülür.
  • Kalp ritminde geçici düzensizlik: Kılavuz tel veya kateter kalbin içine girdiğinde ortaya çıkabilir ve genellikle geri çekilince düzelir.
  • Hava embolisi: Çok nadirdir; kateter ucu açık kalırsa damara hava girebilir. Bu nedenle kateterin kapakları ve klempleri açılmamalıdır.
  • Kateter enfeksiyonu: Çıkış yerinde, tünel boyunca veya kanda görülebilir. Çıkış yerinde kızarıklık, akıntı, tünel üzerinde ağrı ya da diyaliz sırasında titremeyle yükselen ateş enfeksiyon belirtisi olabilir. Enfeksiyon kana karışırsa (sepsis) hayatı tehdit edebilir, bu nedenle erken başvuru önemlidir.
  • Kateter tıkanması: Kateterin içinde pıhtı veya ucunda fibrin kılıf oluşursa kan akımı azalır ve diyaliz verimi düşer. Çoğu durumda pıhtı eritici ilaçla açılabilir; açılmazsa fibrin kılıfın kılavuz tel üzerinden yapılan bir işlemle açılması veya kateterin değiştirilmesi gerekebilir.
  • Manşonun dışarı çıkması veya kateterin kayması: Manşon çıkış yerinden görünür hale gelirse kateter yerinden oynamış demektir ve değerlendirilmesi gerekir.
  • Damarda pıhtı ve daralma: Uzun süre kalan kateterler, takıldıkları toplardamarda pıhtıya veya daralmaya yol açabilir; kronik diyalizde bu sık karşılaşılan bir sorundur. Bu durumda kolda, boyunda veya yüzde şişlik görülebilir; tedavisi için Boyun ve Omuz Damar Darlığı Tedavisi sayfasına göz atabilirsiniz.

Kateter Enfeksiyonundan Şüphelenilirse Ne Yapılır?

Ateş, üşüme, diyaliz sırasında titreme veya çıkış yerinde kızarıklık ve akıntı fark ederseniz, bir sonraki seansı beklemeden diyaliz ekibine bildirmelisiniz. Genellikle kateterden ve koldaki bir damardan kan kültürü alınır ve antibiyotik tedavisi başlanır. Enfeksiyon sınırlıysa ve hasta tedaviye iyi yanıt veriyorsa kateter korunarak antibiyotikle (bazı durumlarda kateterin içine antibiyotikli kilit solüsyonu uygulanarak) tedavi sürdürülebilir. Yanıt alınamazsa, enfeksiyon ağırsa veya mikrop dirençliyse kateter çıkarılır ya da değiştirilir. Bu sırada diyaliz geçici bir kateterle sürdürülebilir; yeni kalıcı kateter genellikle kan kültürleri negatifleştikten sonra takılır. Bu kararlar nefroloji ve girişimsel radyoloji ekibi tarafından birlikte verilir.

Kalıcı Diyaliz Kateteri Bakımı Nasıl Yapılır?

Kalıcı kateterin uzun süre sorunsuz çalışması büyük ölçüde günlük bakıma bağlıdır. Pansuman ve kateter uçlarıyla ilgili işlemler diyaliz hemşiresi tarafından steril koşullarda yapılır; hastanın görevi kateteri korumak ve değişiklikleri erken fark etmektir.

  • Pansuman kuru ve temiz tutulmalı, ıslanırsa veya kirlenirse diyaliz ünitesine haber verilmelidir.
  • Küvet banyosu yapılmamalı, havuza ve denize girilmemelidir. Duş alınıp alınamayacağı ve nasıl korunacağı diyaliz ekibine danışılmalıdır; izin verilen durumlarda bile çıkış yeri su geçirmez bir örtüyle kapatılmalıdır.
  • Kateterin uçları, klempleri ve kapakları açılmamalı, kateter ile oynanmamalıdır.
  • Kateter diyaliz dışındaki amaçlarla, örneğin kan alma veya serum takma için diyaliz ekibinin onayı olmadan kullanılmamalıdır.
  • Kateter giysilerin altında, kolayca takılıp çekilmeyecek şekilde sabitlenmeli; kateter yakınında makas veya kesici alet kullanılmamalıdır.
  • Çıkış yeri her diyaliz seansında ekip tarafından kontrol edilir; arada fark edilen kızarıklık, akıntı veya ağrı bir sonraki seansı beklemeden bildirilmelidir.

Kalıcı Kateter Nasıl Çıkarılır?

Kalıcı kateter, geçici kateter gibi doğrudan çekilerek çıkarılamaz, çünkü manşon tünelin içindeki dokuya yapışmıştır. Çıkarma işlemi lokal anestezi ile yapılır. Çıkış yerinin yakınından küçük bir kesi açılarak manşon çevre dokudan serbestleştirilir ve kateter nazikçe çekilir. Ardından birkaç dakika bası uygulanır ve kesi bir iki dikişle kapatılır. İşlem genellikle 15–20 dakika sürer ve hasta aynı gün evine döner.

Kateter kendiliğinden kısmen dışarı çıkmışsa geri itilmemeli, olduğu gibi pansumanla sabitlenerek hemen diyaliz ünitesine veya acil servise başvurulmalıdır. Kateter tamamen çıkarsa giriş yerine temiz bir gazlı bezle, mümkünse uzanarak ve nefes almayı zorlaştırmayacak şekilde en az 10 dakika sürekli bastırılmalı ve hemen acil servise gidilmelidir.

Kalıcı Kateter mi, Fistül mü?

Kalıcı kateter ile arteriyovenöz fistül farklı ihtiyaçlara cevap veren iki uzun süreli damar yoludur. Hangisinin uygun olduğu; hastanın yaşam beklentisi, damar yapısı, kalp durumu, eşlik eden hastalıkları ve tercihleri birlikte değerlendirilerek kişiye özel planlanır.

ÖzellikKalıcı kateterFistül
Nasıl oluşturulurBoyun toplardamarına tünelli kateter yerleştirilirKolda atardamar ve toplardamar cerrahi olarak birleştirilir
Kullanıma hazır olmaAynı günOlgunlaşması için genellikle birkaç hafta ile birkaç ay beklenir
Diyalizde iğneGerekmez, makine doğrudan kateter uçlarına bağlanırHer seansta fistüle iki iğne girilir
Enfeksiyon riskiDaha yüksekEn düşük
Tıkanma riskiDaha yüksekDaha düşük
Günlük yaşamÇıkış yeri ıslatılmamalı, havuz ve denize girilmezKol ıslatılabilir, banyo ve yüzme kısıtı yoktur
Kalbe etkisiEk yük getirmezİleri kalp yetmezliğinde kalbe ek yük getirebilir

Birçok hastada uzun vadeli hedef fistüldür, çünkü enfeksiyon ve tıkanma riski daha düşüktür. Ancak fistülün açılıp olgunlaşması haftalar, bazen aylar sürer ve her hastanın damar yapısı fistüle uygun değildir. Fistül mümkün olmadığında ya da olgunlaşması beklenirken kalıcı kateter, uzun süreli diyaliz için kullanılabilen bir damar yoludur. Bunun yanında seçilmiş hastalarda arteriyovenöz greft (yapay damar köprüsü) gibi damar yolu seçenekleri veya ayrı bir yöntem olan periton diyalizi de değerlendirilebilir. Hangi yolun seçileceği, hastanın durumu ve tercihleri doğrultusunda nefroloji ve girişimsel radyoloji ekibiyle birlikte kararlaştırılır. Fistül açılmış ancak tıkanma veya darlık gelişmişse ameliyatsız tedavi seçenekleri için Diyaliz Fistül Tıkanıklığı ve Darlığı Tedavisi sayfasına göz atabilirsiniz.

Kalıcı Kateterin Ömrünü Uzatmak İçin

Kalıcı kateterin aylarca, hatta yıllarca sorunsuz çalışmasında hasta, diyaliz ekibi ve girişimsel radyoloji ekibinin birlikte çalışması belirleyicidir. Çıkış yerinin kuru ve temiz tutulması, kateterin yalnızca diyaliz için kullanılması ve enfeksiyon belirtilerinin erken bildirilmesi kateter ömrünü en çok uzatan önlemlerdir. Diyaliz sırasında kan akımının azalması, makinenin sık alarm vermesi veya seansların uzaması kateterde tıkanmanın ilk işareti olabilir; bu durumda kateter değiştirilmeden önce çoğu zaman ilaçla açılabilir. İlaçla açılmazsa fibrin kılıf oluşumu araştırılır ve kılavuz tel üzerinden yapılan bir işlemle açılabilir veya kateter aynı damar yolundan değiştirilebilir. Kateterin damar içinde yol açtığı daralmalar ise erken fark edildiğinde balonla genişletilerek tedavi edilebilir ve aynı damar yolu korunabilir.

Bu sayfadaki bilgiler, damar yolu konusundaki güncel uluslararası kılavuzlar esas alınarak hazırlanmıştır: KDOQI Damar Yolu Kılavuzu 2019 ve Avrupa Damar Cerrahisi Derneği Damar Yolu Kılavuzu 2018.

Doç. Dr. Taha Yusuf Kuzan, İstanbul Ataşehir’deki Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi’nde kalıcı ve geçici diyaliz kateteri takılması, kateter değişimi ve fistül tıkanıklığı tedavilerini girişimsel radyoloji yöntemleriyle uygulamaktadır. Diyaliz hastalarına yönelik diğer işlemler için Diyaliz Damar Yolu ve Fistül Tedavileri sayfasını inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İşlem lokal anestezi ile yapıldığı için hastaların çoğu yalnızca uyuşturma iğnesinin batmasını ve tünel açılırken basınç hissini fark eder; gerekirse hafif sedasyon da uygulanabilir. İşlemden sonraki birkaç gün boyun ve göğüste hafif ağrı veya gerginlik olabilir ve basit ağrı kesicilerle geçer.

Kalıcı diyaliz kateterinin belirli bir kullanım süresi yoktur. Enfeksiyon veya tıkanma gibi bir sorun çıkmadığı sürece aylarca, bazı hastalarda yıllarca kullanılabilir. Fistül kullanılabilir hale geldiğinde veya böbrek nakli yapıldığında çıkarılır; çalışmaz hale gelirse yenisiyle değiştirilir.

Küvet banyosu yapılmamalı, havuza ve denize girilmemelidir. Duş alınıp alınamayacağı ve çıkış yerinin nasıl korunacağı diyaliz ekibine danışılmalıdır; izin verilen durumlarda bile çıkış yeri su geçirmez bir örtüyle kapatılmalı ve pansuman ıslanırsa hemen değiştirilmelidir.

Kateterin üzerindeki manşon tünel içindeki dokuya yapıştığı için doğrudan çekilerek çıkarılmaz. Lokal anestezi altında çıkış yerinin yakınından küçük bir kesi açılır, manşon serbestleştirilir ve kateter çekilir. İşlem genellikle 15–20 dakika sürer ve hasta aynı gün evine döner.

Diyaliz sırasında kan akımının azalması tıkanmanın ilk belirtisidir. Çoğu durumda kateterin içine verilen pıhtı eritici ilaçla kateter yeniden açılabilir. İlaçla açılmayan kateterler, uygun hastalarda aynı damar yolundan kılavuz tel üzerinden yenisiyle değiştirilir.

Çoğu hastada uzun vadeli hedef fistüldür, çünkü enfeksiyon ve tıkanma riski kateterden daha düşüktür; ayrıca fistül kullanılırken çıkış yerini ıslatmama gibi kısıtlamalar da yoktur. Ancak fistülün açılıp olgunlaşması haftalar, bazen aylar sürer ve her hastanın damar yapısı buna uygun olmayabilir. Kalp yetmezliği gibi durumlarda fistül kalbe ek yük getirebilir. Kalıcı kateter ise aynı gün kullanılabilir ve diyalizde iğne gerektirmez. Hangisinin uygun olduğu; yaşam beklentiniz, damar yapınız, kalp durumunuz ve tercihleriniz birlikte değerlendirilerek nefroloji ve girişimsel radyoloji ekibiyle birlikte kararlaştırılır.

Ateş, üşüme ve özellikle diyaliz sırasında başlayan titreme enfeksiyonun en önemli işaretleridir. Kateterin çıkış yerinde kızarıklık, şişlik, ağrı veya iltihaplı akıntı ile tünel üzerinde (göğüste) hassasiyet de belirti olabilir. Kateter enfeksiyonu kana karışarak kısa sürede hayatı tehdit edebileceği için ateş veya titreme varsa vakit kaybetmeden diyaliz ünitenize haber vermeli veya en yakın acil servise başvurmalısınız. Ateşiniz yok ama çıkış yerinde kızarıklık, akıntı veya ağrı fark ettiyseniz de aynı gün diyaliz ekibini bilgilendirin. Tedavide genellikle kan kültürü alınır ve antibiyotik başlanır; yanıt alınamazsa ya da enfeksiyon ağırsa kateter çıkarılabilir veya değiştirilebilir.

Kateter kısmen dışarı çıkmışsa geri itmeyin; olduğu gibi pansumanla sabitleyin ve hemen diyaliz ünitenize ya da en yakın acil servise başvurun. Kateterin manşonu çıkış yerinden görünüyorsa kateter yerinden oynamış demektir ve mutlaka değerlendirilmelidir. Kateter tamamen çıkarsa giriş yerine temiz bir gazlı bezle, mümkünse uzanarak ve nefes almayı zorlaştırmayacak şekilde en az 10 dakika sürekli bastırın ve hemen acil servise gidin. Kateterin kapaklarını ve klemplerini hiçbir durumda açmayın.

Kalıcı kateterin önceden belirlenmiş bir kullanım süresi yoktur; sorun çıkmadığı sürece aylarca, bazı hastalarda yıllarca kullanılabilir. Kateter tıkanır ve ilaçla açılamazsa, tedaviye yanıt vermeyen bir enfeksiyon gelişirse veya manşon dışarı çıkıp kateter yerinden oynarsa değiştirilmesi gerekir. Uygun durumlarda değişim aynı damar yolundan, kılavuz tel üzerinden yapılabilir. Fistül kullanıma hazır hale geldiğinde veya böbrek nakli yapıldığında ise kateter değiştirilmez, çıkarılır.

Pansumanı kuru ve temiz tutun; ıslanır, kirlenir veya gevşerse diyaliz ünitesine haber verin. Pansuman değişimini ve kateter uçlarıyla ilgili işlemleri diyaliz hemşiresi steril koşullarda yapar. Kateterin kapaklarını ve klemplerini açmayın; küvet, havuz ve denize girmeyin. Ateş veya titreme varsa vakit kaybetmeden diyaliz ünitenize haber verin, ulaşamazsanız ya da ünite kapalıysa en yakın acil servise başvurun; yalnızca çıkış yerinde kızarıklık veya akıntı varsa aynı gün diyaliz ekibini bilgilendirin.

Kateter öncelikle diyaliz için kullanılır. Kan alma, serum veya ilaç verme gibi diğer kullanımlar kateterin içine girildiği için enfeksiyon ve pıhtı riskini artırabilir; bu nedenle yalnızca diyaliz ekibinin bilgisi ve kontrolünde, steril koşullarda yapılmalıdır. Diyaliz hastalarında rutin kan tahlilleri çoğu zaman seans başında kateterden veya diyaliz hatlarından alınır; bu uygulama kol damarlarını fistül için de korur. Başka bir sağlık kuruluşunda veya acilde kan alınması gerekirse kateter kullanımı için önce diyaliz ekibine danışılmalıdır.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerini tutmaz. Tanı ve tedavi için mutlaka bir hekime başvurunuz.

Kaynaklar