Diyabetik Ayak Yarası Tedavisi

Diyabetik ayak yarası, şeker hastalığı olan kişilerde ayakta gelişen ve çoğu zaman sinir hasarı (nöropati) ile damar tıkanıklığının birlikte rol oynadığı bir yaradır. Yarayı besleyen atardamarlar daralmış veya tıkanmışsa, girişimsel radyoloji yöntemleriyle damar ameliyatsız olarak açılabilir. Amaç, ayağa giden kan akımını artırarak yaranın iyileşebileceği koşulları sağlamak ve ampütasyon riskini azaltmaya yardımcı olmaktır.

Diyabetik Ayak Yarası Nedir?

Diyabetik ayak yarası, diyabet hastalarında ayağın herhangi bir bölgesinde ortaya çıkan, kendiliğinden kapanmakta zorlanan ve kolayca enfekte olabilen yaradır. Halk arasında “şeker ayağı” ya da “şeker yarası” olarak da bilinir. Genellikle parmak uçlarında, topukta, ayak tabanının basınç gören noktalarında veya ayakkabının vurduğu bölgelerde başlar. Küçük bir çatlak, nasır ya da sürtünme yarası olarak başlayan bu tablo, erken fark edilmediğinde derin dokulara, kemiğe ve kangrene kadar ilerleyebilir.

Diyabetik ayak, diyabetin en ciddi komplikasyonlarından biridir ve diyabet hastalarının hastaneye yatış nedenleri arasında önemli bir yer tutar. Bu nedenle ayakta yeni başlayan bir yara, renk değişikliği ya da şişlik, diyabeti olan bir kişide her zaman ciddiye alınmalıdır.

Diyabetik Ayak Yarası Neden İyileşmez?

Diyabetik ayak yarasının iyileşmemesinin temelinde genellikle üç etken bulunur: sinir hasarı, yetersiz kan akımı ve enfeksiyon. Nöropati nedeniyle hasta ayağındaki yarayı hissetmez ve yarayı fark etmeden üzerine basmaya devam eder. Damar tıkanıklığı varsa yaraya yeterli oksijen ve besin ulaşmaz. Kan şekerinin yüksek seyretmesi de bağışıklık sistemini zayıflatarak enfeksiyonu kolaylaştırır.

Yetersiz kan akımı, “iyileşmeyen ayak yarası” şikâyetinin en sık gözden kaçan nedenlerinden biridir. Diyabet hastalarında damar sertliği özellikle diz altındaki küçük atardamarları tutar ve uzun bölümler boyunca daralma ya da tıkanmaya yol açar. Diz altı damar tıkanıklığı bulunan bir ayakta, yara bakımı ve antibiyotik tedavisi tek başına yeterli olmayabilir; kan akımı düzeltilmeden kalıcı iyileşme sağlanması güçleşir.

Diyabetik Ayak Yarası Belirtileri

Diyabetik ayakta ilk belirtiler çoğu zaman sessizdir ve hasta ağrı hissetmeyebilir. Bu nedenle ayakların her gün gözle kontrol edilmesi önemlidir. Dikkat edilmesi gereken bulgular şunlardır:

  • Haftalar geçmesine rağmen kapanmayan veya büyüyen yara
  • Ayak parmağında morarma, kararma ya da soğukluk
  • Yara çevresinde kızarıklık, şişlik, ısı artışı veya akıntı
  • Kötü koku ya da yarada siyah, kuru doku oluşması
  • Yürürken baldırda kramp tarzı ağrı (kladikasyo) veya gece istirahat hâlindeyken ayakta ağrı
  • Ayakta his kaybı, karıncalanma ve yanma

Hangi Durumlarda Acil Başvurulmalı?

Ayakta hızla yayılan kızarıklık ve şişlik, ateş, yarada kararma veya kötü kokulu akıntı, ayak parmağının aniden morarıp soğuması ya da dinlenirken geçmeyen şiddetli ağrı acil değerlendirme gerektirir. Bu bulgular derin enfeksiyon veya kritik bacak iskemisi işareti olabilir ve zaman kaybı ayağın kaybedilme riskini artırabilir.

Diyabetik Ayak Yarası Nasıl Anlaşılır?

Tanı, ayağın muayenesi ile başlar. Yaranın yeri, derinliği, enfeksiyon bulguları ve ayak nabızları değerlendirilir. Ardından yarada damar tıkanıklığının payı olup olmadığı araştırılır; bu adım tedavinin yönünü belirleyen en kritik basamaktır.

Diyabetik ayakta damar tıkanıklığını değerlendirmek için bacağa ultrason incelemesi

Damar değerlendirmesinde ayak bileği–kol basınç indeksi, renkli Doppler ultrason ve gerektiğinde BT veya MR anjiyografi kullanılır. Diyabet hastalarında damar duvarındaki kireçlenme ayak bileği ölçümlerini olduğundan daha iyi gösterebileceği için ayak parmağı basıncı gibi ek ölçümlerden yararlanılabilir. Kesin damar haritası ve tedavi planı, gerektiğinde kateter anjiyografi ile ortaya konur. Kemik tutulumundan şüphelenildiğinde röntgen veya MR istenebilir.

Diyabetik Ayak Evreleri

Yaranın ağırlığını tanımlamak için sıklıkla Wagner sınıflaması kullanılır. Bu sınıflamada evre 0 yara olmayan ancak risk taşıyan ayağı, evre 1 yüzeysel yarayı, evre 2 tendon ya da ekleme uzanan derin yarayı, evre 3 apse veya kemik enfeksiyonu bulunan yarayı, evre 4 ayağın ön kısmında sınırlı kangreni, evre 5 ise ayağın büyük bölümünü tutan kangreni ifade eder. Evre yükseldikçe damar değerlendirmesinin ve tedavinin aciliyeti de artar.

Diyabetik Ayak Yarası Tedavisi

Diyabetik ayak yarası tedavisi tek bir yöntemden ibaret değildir; endokrinoloji, enfeksiyon hastalıkları, ortopedi, kalp ve damar cerrahisi, plastik cerrahi ve girişimsel radyoloji bölümlerinin birlikte çalıştığı bir ekip yaklaşımı gerektirir. Tedavinin temel adımları kan şekerinin kontrol altına alınması, enfeksiyonun tedavisi, yaranın basınçtan korunması, düzenli yara bakımı ve gerekiyorsa ayağa giden kan akımının düzeltilmesidir.

Yara Bakımı ve Enfeksiyon Kontrolü

Ölü dokuların temizlenmesi (debridman), uygun pansuman, ayağın yükten kurtarılması için özel ayakkabı veya cihazlar ve enfeksiyon varlığında antibiyotik tedavisi yara iyileşmesinin temelini oluşturur. Seçilmiş hastalarda vakum yardımlı kapama veya hiperbarik oksijen gibi destek tedavileri de plana eklenebilir.

Ameliyatsız Damar Açma: Diz Altı Anjiyoplasti

Yaranın iyileşmesini engelleyen bir damar tıkanıklığı saptanırsa, girişimsel radyoloji ile ameliyatsız damar açma işlemi uygulanabilir. Kasık veya gerektiğinde ayak bileği damarından girilerek tıkalı bölgeye ince tellerle ulaşılır ve daralmış damar balonla genişletilir. Diz altı balon anjiyoplasti, diyabetik ayakta en sık kullanılan yöntemdir; uygun hastalarda ilaç kaplı balon veya stent de kullanılabilir.

İşlemde mümkün olduğunca yaranın bulunduğu bölgeyi doğrudan besleyen damar hattının açılması hedeflenir. Böylece kan akımı yaranın en çok ihtiyaç duyduğu bölgeye yönlendirilir. Açık cerrahi kesi yapılmadığı için iyileşme süresi kısadır ve eşlik eden hastalıkları nedeniyle ameliyat riski yüksek olan hastalarda da çoğu zaman uygulanabilir.

Cerrahi Seçenekler

Damar tıkanıklığının uzunluğu ve yapısı anjiyoplastiye uygun değilse damar cerrahisi ile bypass değerlendirilebilir. Kangren gelişmiş dokuların alınması gerektiğinde ise kan akımının önceden düzeltilmesi, yapılacak ampütasyonun daha küçük tutulmasına ve yaranın kapanmasına katkı sağlayabilir.

Diyabetik Ayakta Damar Açma İşlemi Nasıl Yapılır?

İşlem anjiyografi ünitesinde, genellikle lokal anestezi ve gerektiğinde hafif sedasyon altında yapılır. Önce damar haritası çıkarılır, ardından tıkalı segmentler tel ve kateterlerle geçilerek balonla açılır. İşlemin süresi tıkanıklığın yaygınlığına göre değişir. İşlem sonrasında giriş yeri birkaç saat takip edilir ve hasta genellikle kısa süreli bir hastane yatışıyla izlenir. İşlemden önce böbrek fonksiyonları, kan sayımı ve pıhtılaşma değerleri kontrol edilir; kullanılan ilaçlar gözden geçirilir.

Damar Açıldıktan Sonra Yara İyileşir mi?

Kan akımının düzelmesi, yaranın iyileşmesi için gerekli koşulu sağlar; ancak iyileşme bir anda gerçekleşmez. Damar açıldıktan sonra da düzenli yara bakımı, enfeksiyon kontrolü, kan şekeri düzenlemesi ve ayağın basınçtan korunması devam etmelidir. Yaranın kapanma süresi yaranın derinliğine, enfeksiyonun varlığına ve hastanın genel durumuna göre haftalar ile aylar arasında değişebilir. Diz altı damarlarda zamanla yeniden daralma görülebildiği için Doppler ultrason ile düzenli takip önerilir.

Böbrek Hastalığı veya Diyaliz Hastalarında Yapılabilir mi?

Diyabetik ayak hastalarının önemli bir kısmında böbrek yetmezliği de bulunur. Anjiyografide kullanılan kontrast madde böbrekleri etkileyebileceği için bu hastalarda işlem öncesinde böbrek değerleri dikkatle değerlendirilir, sıvı desteği planlanır ve kontrast miktarı en aza indirilir. Diyalize giren hastalarda işlem, diyaliz programıyla uyumlu olacak şekilde zamanlanabilir.

Olası Riskler

Ameliyatsız damar açma işlemi genel olarak güvenli kabul edilse de her girişimsel işlemde olduğu gibi bazı riskler taşır. Giriş yerinde morarma veya kanama, kontrast maddeye bağlı alerjik reaksiyon ya da böbrek fonksiyonlarında bozulma, damar duvarında hasar, açılan damarın yeniden tıkanması ve nadiren damar içinde pıhtı oluşması bunlar arasında sayılabilir. Riskler, işlem öncesinde hastanın durumuna göre ayrıntılı olarak değerlendirilir ve hastayla paylaşılır.

Diyabetik Ayak Yarası Nasıl Önlenir?

Diyabetik ayak yarasından korunmanın en etkili yolu ayakların düzenli bakımı ve risk faktörlerinin kontrolüdür. Kan şekerinin hedef değerlerde tutulması, sigaranın bırakılması, ayakların her gün kontrol edilmesi, rahat ve dikiş yeri sürtünmeyen ayakkabı giyilmesi, çıplak ayakla yürünmemesi, tırnakların düz kesilmesi ve nasırların kişinin kendisi tarafından kesilmemesi önemlidir. Yürürken bacakta ağrı gibi damar tıkanıklığı belirtileri olan hastaların yara oluşmadan değerlendirilmesi, ileride gelişebilecek sorunların önüne geçilmesine yardımcı olur. Bu konuda bacak damar tıkanıklığı sayfamızda ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.

Diyabetik Ayak İçin Hangi Doktora Gidilir?

Diyabetik ayak yarası ekip yaklaşımı gerektirdiği için ilk başvuru diyabetinizi takip eden hekime, endokrinoloji veya iç hastalıkları uzmanına yapılabilir. Yaranın iyileşmemesinde damar tıkanıklığından şüpheleniliyorsa girişimsel radyoloji uzmanı, görüntüleme yöntemleriyle damar durumunu değerlendirir ve uygun hastalarda damarın ameliyatsız olarak açılmasını sağlar.

Doç. Dr. Taha Yusuf Kuzan, İstanbul Ataşehir’deki Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi’nde diyabetik ayak yarası olan hastaların damar değerlendirmesini ve girişimsel tedavisini yapmaktadır. Daha önce çekilmiş Doppler ultrason, BT veya MR anjiyografi görüntüleriniz varsa, değerlendirme için bunları randevunuza getirebilirsiniz.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve tanı ya da tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için hekiminize başvurunuz.